'Yeni Emek'i destekliyorum'

80alte.com » söyleşi » 'Yeni Emek'i destekliyorum'
'Yeni Emek'i destekliyorum'

Ünlü sinema eleştirmeni, mimar-yazar Atilla Dorsay ile kentin dününü ve bugününü konuştuk. Emek Sineması’ndaki dönüşüme yaptığı eleştirilerle gündeme gelen Dorsay, "Yeni Emek'i destekliyorum."dedi

 ‘Benim Beyoğlum’, ‘Emek Yoksa Ben de Yokum’ gibi kitaplarıyla İstanbul’a dair pek çok konuyu gündeme taşıyan aynı zamanda bir mimar olan sinema eleştirmeni Atilla Dorsay ile Ulus’taki evinde konuştuk. Çarpıcı açıklamalarda bulunan Dorsay, Emek Sineması’nın yeni hali için, “Okuyucularım çok kızdı. Hatta ‘Kendini satmış’ dedi. 70 yaşına kadar satmadım bu saatten sonra mı satacağım? Çağırdılar gittim gezdim. Yeni Emek olmuş, destekliyorum. Eskisini hissettiriyor. Mısır Çarşısı’ndaki onarım için de heyecan duyuyorum. Ayrıca son dönemde aldığımız en iyi haber de Haydarpaşa’nın gar olarak kalması oldu. İyi projeleri destekliyorum ama yanlışları da söylemeliyim” diyor. İşte Atilla Dorsay ile İstanbul üzerine konuştuklarımız...
İstanbul için proje yapılırken yegâne amaç ne olmalı?
Mimar diplomasına da sahip olduğumdan gittiğim tüm şehirlerde mimarilere dikkat ederim. ve her şehri İstanbul ile kıyaslarım. Daha iyilerini yapabiliriz, elimizdekileri koruyabiliriz derim. Herkes kendi İstanbul’unu kurmaya çalışıyor. Oysa temel amaç bu şehrin korunması olmalı. Hiçbir şeye dokunmayalım demiyorum. Güzelleştirerek geliştirmekten bahsediyorum.

‘HİÇ GÖKDELEN OLMASIN DİYEMEYİZ’
“Kentte hiç gökdelen olmasın” demek mümkün değil. Ben nasıl kendi alanımda sinema ile popüler sinema arasında bir denge kurduysam ve popüler filmleri asla küçümsemediysem mimaride de aynı şekildedir. Bir yere gökdelen yapılması gerekebilir. Ama yeri önemli. İstanbul’da öyle yerlerde yapıldı ki gerçekten olmadı. Ama tarihi sur çevresi... Orada yüksek katlı binalar yapılmadığı gibi izin verilmedi de. Bu her şeye rağmen bir başarıdır.

‘KENTSEL DÖNÜŞÜME KARŞI ÇIKMADIM’
Dönüşüme karşı çıkmadım. Çok kötü durumda semtler vardı. Mesela Akatlar’dan İstinye’ye inmek için kullandığımız Reşitpaşa bölgesi olarak bilinen yol. Çok kötü bir yerleşimi vardır. Mesela ben oradan başlayacaklarını düşünürdüm. Ama oraya hiç dokunmadılar gittiler iyi bir yapıya sahip olan Bağdat Caddesi’nden başladılar.
Beyoğlu’nu uzun yıllar solumuş biri olarak buradaki dönüşüme nasıl bakıyorsunuz?
Beyoğlu benim gençliğimin geçtiği, bana hayatı öğreten yer. Bugün Beyoğlu’nu Beyoğlu yapan her şey kayboluyor. Ne İnci Pastanesi kaldı ne de Hacı Baba Lokantası. Ne Muammer Karaca Tiyatrosu var ne de Alkazar Sineması. Bunların en azından bazıları korunabilirdi. Çok büyük şeyler değil ama hepsinin buraya kattığı bir şey vardı. Hâlâ kurtarılabilir değerler var. Alkazar kapısına kilit vurulmuş durumda. Muammer Karaca Tiyatrosu yıkılmadı ama faaliyette değil. Yıldız Kenter’i, Müşfik Kenter’i, Genco Erkal’ı, Muammer Karaca’yı orada keşfettim. Benim gibi kaç kuşak tiyatro denen sanatı orada öğrendi. Ne olur o mekânları açsak, tekrar hayata döndürsek.

‘KARIYERIMI DEĞIŞTIRDIM'
Peki Emek’in dönüşümü hakkında ne düşünüyorsunuz?
Eleştirileriniz vardı... Emek için ben kariyerimi değiştirdim. Emek Sineması’nı kurtarmak istedim olmadı ve okuyucuma verdiğim sözü tutmak için o dönem yazdığım gazeteyi bıraktım. Bunlara rağmen bugünkü Emek’e beni çağırdılar, gittim. Hatta beğendim ve bunu da yazdım. Kıyamet koptu. “Atilla Dorsay da kendini sattı” dediler. 70 yaşımdan sonra mı satacağım kendimi? Hakkını teslim ettim. Gayet olmuş, eski Emek’i yaşatmışlar.

‘YENİ EMEK KAZANÇTIR’
Bir AVM’de IMAX teknolojisi ile film izledik. O perde, koltuklar mükemmeldi. Bu da yeni teknolojinin getirdikleri işte. Seyirciyi bunlardan mahrum edemezsiniz. Emek’in içinde 8 tane küçük sinema yaratmışlar. Oralarda eski sanat filmleri de oynatacaklar sanırım. Bu bir kazançtır.

‘SERKIL DORYAN’DA NEFESİM KESİLDİ’
Emek’e Madam Tussauds Müzesi de gelecek... Beyoğlu için önemli bir kazanç değil mi?
Gayet tabii. Kültür sanat ile ilgili her şey iyi bir gelişme. O müzeyi daha görmedim, gittiğimde heykeller gelmemişti ama Paris ve Londra’dan bilirim, çok güzeldir. İyi ve ciddi bir girişim. Yani ben yeni Emek’i destekliyorum. Sonuçta sanata ayrılan bir mekân. Ayrıca yanında Serkıl Doryan binası vardı orası da restore oldu ve ben gezerken nefesim kesildi. Yıllardır kapalıydı orası da. İyi bir iş oldu.

FILM ÖNERILERI
İstanbul’u anlatan filmler önerebilir misiniz ?
Öncelikle Fransız yönetmez Alain Robbe Grillet’in Ölümsüz Kadın filmi var. Siyah-beyaz bir İstanbul övgüsüdür. Jules Dassin’in ünlü Topkapı filmi var. O da 1960’ların başında çekilmiş çok güzel bir hırsızlık komedisidir. James Bond’un iki filmi İstanbul’da çekilmiştir onlara yeniden bakılabilir.

NAGİHAN ALAN/GAZETE HABERTÜRK

YORUMLAR
Gündemde öne çıkan başlıklar? 
En çok okunan haberler