Mutlu atlar mutlu faytonlar istiyoruz

80alte.com » haberler » Mutlu atlar mutlu faytonlar istiyoruz
Mutlu atlar mutlu faytonlar istiyoruz

29 Temmuz 2019 Pazartesi günü Büyükada'da "Mutlu Atlar Mutlu Faytoncular İstiyoruz" başlıklı panel yapıldı.

Konuşmacı olarak atsever ve atlarla birlikte yaşayan Mahir Başdoğan ve at/binicilik antrenörü Hakan Ertaş ile Faytoncular Odası başkanı Hıdır Ünal katıldı. Sunum ve soru/cevaptan oluşan iki bölüm halinde, Adalılar ve at severlerin katılımıyla gerçekleşti. Böylece bütün eksikliklere rağmen, adalıların faytonları istediklerine bir kere daha şahit olundu.

Birinci bölümde konuşmacılar genel olarak şu konulara değindiler. Atın tarihi; mükemmel bir hizmet hayvanı oluşu; atın bir yabani hayvan olmadığı; tabiattaki atların kahir ekseriyetinin insan eli ve tasarımı ile, en az dört bin yıldan beri üretildiği, ehlileştirildiği; atın beslenmesinin hususiyetleri ve özellikle “çalışma”nın kesinlikle eziyet ve kölelik gibi anlaşılmaması gerektiği noktalarına açıklık getirildi.

Adalar'da faytonculuğun iyileştirilmesi gerekirken ve bu mümkünken, "ben yaptım oldu" mantığıyla kaldırılmasının atlar için bir felaket olacağı, bunun onların gözden ırakta ölmelerinden başka bir sonuç vermeyeceği anlatıldı. Daha yeni yaşanan Antalya ve İzmir örneklerinde görüldüğü gibi, nereye varacağı düşünülmeden faytonlar kaldırıldığı için, İzmir'de atların aç kaldığını ve atseverlerin yardımlarıyla bunun önlenmeye çalışıldığı; Antalya'da ise hayvanat bahçesine gönderildikleri belirtildi.

Üstelik oralardaki atların sayısı onlarla ifade edilirken, Adalar'daki atların sayısının bin 800 olduğu, Türkiye'de bu kadar atın serbest bırakılacağı Amerika ve Avusturalya'daki gibi bir doğanın olmadığına da vurgu yapıldı.

Atların herhangi bir yere bırakılmasının, onların ferah ve rahat yaşayacakları manasına gelmeyeceği, kışın beslenmeleri zor olacağı gibi, kurda kuşa yem olacakları ve hatta içtikleri suyun temiz olmaması durumunda dahi hastalanıp ölebilecekleri anlatıldı.

Yılkı sistemindeyse çok ciddi kontrol ve destek gerektiği, ülkemizde bunu gerçekleştirecek mercii olmadığını, kedi köpeğe bakamayan sistemin bin 800 ata bakmasının hayal olduğu; ayrıca atların kontrolsuz çoğaldıklarında da sorun yaratacağı, aç kaldıklarında tarlalara girip ekinlere zarar verecekleri ve zarar verdiklerinde de öldürüleceklerinin aşikar olduğu söylendi.

Mahir Başdoğan ve Hakan Ertaş, Adalar'daki faytona koşulan atlar üzerinde yaptıkları gözlemlerde, bütün olumsuz şartlara rağmen, genel olarak iyi bakıldıklarına, her faytonun altı atı olduğuna ve gün içinde değiştirildiklerine şahit olduklarını; bu atların ve onları idare eden faytoncuların, akülü ve motorlu araçlar, bisikletler ve yayalardan müteşekkil o trafik kaosunda dahi, kulak kısmadan ve parlamadan düzgün şekilde gidebilmelerinin iyi yetiştirildiklerini ve atları iyi sürdüklerini gösterdiğini ifade ettiler. Çözülmesi gereken birçok sorunun olduğu fakat çözümlerinin kolayca mümkün olduğuna işaret ederek, faytonlardan kaynaklanmayan ve genel ulaşımın çözülmeyen sorunlarının faytonlara yüklenemeyeceğine; sorumlu kamu kurumlarının sistemin iyileştirilmesi için muhakkak üzerlerine düşenleri yapmasının bir zorunluluk olduğuna vurgu yaptılar.

İkinci bölümdeyse; özellikle Büyükada’daki turizm baskısı ve adalıların giderek yeterli fayton hizmeti alamamaları durumuna dikkat çekildi. Yumurta/tavuk ilişkisi gibi hem bu açmazdan doğan hem de sıkıntıyı çoğaltan kanunsuz akülü “araçlar” ve kiralık bisikletlerdeki olağanüstü artışın en önemli problem olduğu ortaya kondu. Adalar'da kanunen ulaşımın yaya, at ve kişisel bisikletle yapılacağı vaazedilmesine rağmen, artan motörlü araçların ve kiralık bisikletlerin başıboş bırakılmaya devam edilirse, öte yandan geçiş dönemi yapılaşma şartlarıyla sit alanı ilan edilmiş adaları imara açmanın yaratacağı sıkıntıları beraberinde getireceği hususunda hemfikir olundu.

Eski adalı Nazan Akpınar hanımefendi Nizam son durakta fayton beklemediğinden şikayet etti. Faytoncular odası başkanı Hıdır Ünal, semt sakinlerinin çoğunun kendi akülü araçları ile yolculuk yaptıkları için kimsenin faytona binmediğini, bu sebeple de o durakta beklemenin ekonomik olmadığını fakat buna rağmen ilgili duraklara faytonların koyulacağını belirtti. Nazan Akpınar devamla, yaşanan olumsuzluğa rağmen faytonların kalmasında ısrar edilmesi gerektiğini özellikle belirtti. Faytoncular odası başkanı da; "evet dertlerimiz var, kamunun yaptığı ahırlar ta başından beri eksik, ahırların tadilatı, veteriner hizmetleri, faytoncuların konforlu yerde yaşamaları, faytoncu eğitiminin de sağlanmasıyla hemşehrilerimizin isteklerine cevap vermiş olacağız; fakat kamunun desteğinin şart ve sürekli faytonların kaldırılacağı söylentisine artık bir son verilmesi gerekir, ayrıca olağandışı turizm baskısından Adalar'ı ve adalıları koruyacak tedbirlerin de muhakkak alınması mecburidir" dedi.

Atların yaşaması için faytonların kaldırılmasının önlenmesine yönelik adalıların talepleri doğrultusunda toplantıların devam edeceği belirtilerek panel/forum alkışlarla sona erdi.

YORUMLAR
Gündemde öne çıkan başlıklar? 
En çok okunan haberler