Dr. Mithat Tosun

21.05.2019 / 15:27

Dr. Mithat Tosun

Milgram Deneyi – 2

Resmi deney yürütücüsü deneye katılana da, işbirlikçiye de güya rastgele birer kâğıt veriyordu. Birinde öğretmen, diğerinde öğrenci yazdığını söylüyordu. Aslında her iki kâğıtta da ‘öğretmen’ yazıyordu. İşbirlikçi kendisine tesadüfen öğrenci rolü biçilmiş gibi yaparak deneğin her halükarda öğretmen olması sağlanıyordu.
Deney tamamen bir tiyatroydu ve denekten başka herkes aslında bu oyunun bir parçasıydı ve herkes rolüne son derece iyi hazırlanmıştı.
 
Bu deney tarzını Milgram, hocası Solomon Asch‘ ten devralmıştı. Oyunda sadece bir denek ve deneğe kendisinin de denek olduğunu söyleyen bir işbirlikçi vardı. Güya “cezalandırmanın öğrenme başarısı üzerindeki etkisi”ni araştırmak amaçlı bir deneye katılmışlardı. Deneyin asıl amacı deneklere önceden bildirilmemişti.
 
Resmi deney yürütücüsü deneye katılana da, işbirlikçiye de güya rastgele birer kâğıt veriyordu. Birinde öğretmen, diğerinde öğrenci yazdığını söylüyordu. Aslında her iki kâğıtta da ‘öğretmen’ yazıyordu. İşbirlikçi kendisine tesadüfen öğrenci rolü biçilmiş gibi yaparak deneğin her halükarda öğretmen olması sağlanıyordu.

Deneğe vereceği elektro şokların nasıl bir şey olduğunu bilmesi için önceden 45 Voltluk bir şok veriliyordu. Ayrıca öğrencinin oturacağı elektrikli sandalye çağrışımı yapan düzenek de kendisine gösteriliyordu. Bundan sonra ‘öğretmen’ ve ‘öğrenci’ birbirini duyabilecek ancak göremeyecek şekilde ayrı odalara alınıyordu. Deneyin sürümlerinden birinde, işbirlikçi denek kendisinde bir kalp rahatsızlığı olduğunu söylüyordu gerçek deneğe.
 
‘Öğretmen’e daha sonra ‘öğrenci’ye öğretmesi amacıyla sözcük çiftlerinden oluşan bir liste veriliyor, öğretmen de bu listeyi önce öğrenciye bir kere okuyarak işe başlıyordu. Ardından öğretmen listeyi oluşturan sözcük çiftlerinin ilk sözcüklerini teker teker okuyor, okuduğu her sözcük için öğrenciye dört adet seçenek sunuyor, öğrenci de bu seçenekler arasından doğru olduğunu düşündüğü yanıtı bir düğmeye basarak bildiriyordu. Verdiği yanıt yanlış ise, her yanlış yanıttan sonra giderek artan elektrik şokları uygulanıyordu. Yanıt doğru ise ‘Öğretmen’ sonraki sözcük çiftine geçiyordu.
 
İşbirlikçi denek gerçek denekten ayrıldığı zaman, geçtiği odada elektroşok düzeneğine bağlı bir ses kayıt cihazını çalıştırıyordu. Bu cihaz da, her şok düzeyine karşılık önceden kaydedilmiş bağırma ve çığlık seslerini çıkartıyordu*2.

Basit bir karıncalaşma duygusu veren 15 Volttan başlanacak ve her yanlışta verilen şok 15 Volt daha arttırılarak ölümcül olan 450 Volta kadar çıkılacaktı. Oysa yan odadaki öğrenci rolünü oynayan işbirlikçi, gerçekten elektro şoku almıyordu ama almış gibi yapıyordu. Her aşamada verilen voltaja göre nasıl davranılacağı önceden inceden inceye planlanmıştı*2; Sözgelimi 150 Volta gelindiğinde artık ağrılara dayanamayacağını söyleyerek bağlı olduğu sandalyeden çözülmesini istiyordu. Buna karşın deney gözlemcisi deneyin bilim için sürdürülmesi gerektiğini söylüyordu.
 
‘Öğretmen’in hala deneyi terk etmek istemesi durumunda sırayla peş peşe söylenecek standart dört cümle hazırlanmıştı*1. ‘Öğretmen’ çekince gösterdikçe, cümleler sırasıyla söylenecek ve dördüncü cümleden sonra ‘Öğretmen’ hala deneyi bırakmak istiyorsa, deney sonlandırılacaktı. Bu dört cümle de, duruma göre tehditkar bir algı oluşmaması ve yansız bir şekilde söylenebilmesi için önceden oyuncular tarafından çalışılmıştı.
 
Duruma göre gelebilecek sorulara da standart yanıtlar hazırlanmıştı. ‘Öğretmen‘ cezalandırdığı ‘öğrenci‘de kalıcı hasar kalıp kalmayacağını sorduğunda, yönetici “Şoklar her ne kadar acı verseler de doku hasarı kalmayacaktır. Lütfen devam ediniz“ ; ya da denek deneyi terk etmek istediğinde “Öğrencinin hoşuna gidip gitmemesi hiç önemli değil. Tüm sözcük çiftleri öğrenilinceye değin devam etmelisiniz. Hadi, lütfen devam edin” gibi…
 
Sorumlulukla ilgili sorular geldiğinde ise “tüm olan bitenin sorumluluğu benim. Siz lütfen devam edin” deniyordu.
 
*1Denek herhangi bir noktada deneyi durdurma isteğini ifade ettiği zaman kendisine aşağıdaki sırayı takip eden sözlü uyarılarda bulunuluyordu:[1]
Lütfen devam edin.
Deney için devam etmeniz gerekiyor.
Devam etmeniz kesinlikle çok önemli.
Başka seçeneğiniz yok, devam etmek zorundasınız.
 
Denek, bu dört uyarıdan sonra bile hala durmak istediğini ifade ederse deney durduruluyordu. Deneyi sürdürdüğü durumda ise deney ancak denek en yüksek şok olan 450 voltu 3 kere ard arda uyguladıktan sonra durduruluyordu.
 
*2Uygulanacak Gerilime göre ‘öğrenci’ nin vereceği tepkiler şöyle kararlaştırılmıştı*3;  

 75 V :    Hafif bağırmalar, söylenmeler. 
120 V :    Acıdan dolayı çığlıklar
150 V :    Öğrencinin deneyi artık sürdürmek istemediğini bildirmesi
200 V :    İnsanın ağzını yüreğine getiren çığlıklar
300 V :    Öğrencinin yanıt vermeyi reddetmesi
330 V ve üstü:     Sessizlik
Deneyde tüm katılımcılar 300 Volta kadar çıktılar.
Katılımcıların neredeyse üçte ikisi ise en üst düzey olan 450 Volta kadar çıktı.
*3 Ön deneylerde, bağırma ve çığlık sesleri yoktu. Ön deneylerde denekler o kadar pervasız bir şekilde otoriteye boyun eğmişlerdi ki, Milgram bu bağırma ve çığlık seslerini sonradan deneye ekleyerek deneyin parçası haline getirdi.

Sürecek…
 
 
YORUMLAR

Yazarın Diğer Yazıları

>> Milgram Deneyi – 1 - 30.04.2019
>> Cheops’a Fermi Yaklaşımı - 04.04.2019
>> Süper Beyin yarışması ve sihirli kareler-2 - 13.03.2019
>> Süper Beyin yarışması ve sihirli kareler-1 - 20.02.2019
>> Ortalamada Almanlar... - 29.01.2019
80alte Yazarları
Halef Remzi Vayıs Dr. Mithat Tosun Aydın Bakışoğlu Şenol Gürel
Başarı, hazır formüllerle gelmez…
Tüm Yazarlar