Dr. Mithat Tosun

22.08.2019 / 15:36

Dr. Mithat Tosun

Milgram Deneyi - 5

Milgram deneyi aslında Nazi Almanyası’ndaki vahşeti sosyal psikolojik açıdan açıklayabilmek için yapılmıştı. Almanların üstlerine ve otoriteye daha itaatkâr bir millet olduğu konusunu işleyen “Germans-are-different “ (Almanlar farklıdır) tezini teste tutmuştu bir bakıma.
“Totaliter ülkelerde ve savaş koşullarında hani ‘mahalle sakinleri’ diye bahsettiğimiz son derece sıradan insanların birer caniye dönüşebilmesi mümkündür. Bunları yapmaları için illa ki sadistik eğilimleri ya da anti-sosyal kişilik bozukluklarının olması gerekmez. Yukarıdan baskı ve yaratılan stres ortamı, insanların çoğunu insanlıktan çıkartmaya yetebilir “ diyor sosyal psikolojini papası olarak kabul edilen Philip Zimbardo.
 
Milgram bu araştırmasını,1963'te Journal of Abnormal and Social Psychology (Anormal ve sosyal Psikoloji) dergisindeki “Behavioural study of obedience(İtaatin davranışsal araştırılması) başlığını taşıyan makalesiyle tanıtmış ve bulgularını 1974'te yayımladığı ‘Otoriteye İtaat: Deneysel bir Bakış’ (Obedience to Authority; An Experimental View) isimli kitabında daha ayrıntılı ve derinlemesine incelemiştir.
 
Milgram deneyi aslında Nazi Almanyası’ndaki vahşeti sosyal psikolojik açıdan açıklayabilmek için yapılmıştı. Almanların üstlerine ve otoriteye daha itaatkâr bir millet olduğu konusunu işleyen “Germans-are-different “ (Almanlar farklıdır) tezini teste tutmuştu bir bakıma.
 
Milgram bu çalışması için 1964 yılında her yıl dağıtılan American Association for the Advancement of Science ’ın sosyal Psikoloji kategorisinde ödüle layık görülmüştü. Ama “denekleri travmatize eden, deneklere zarar verme potansiyeli olan bir deney gerçekleştirilmiştir” eleştirisi yapan Joseph Dimow’un, "Yahudi Dünyası" (Jewish Currents) sitesindeki yazısına göre "Deneyin baştan beri Nazi dönemindeki Almanlar gibi Amerikalıların da ahlak dışı emirlere itaat edip etmeyeceğini görmek için yapıldığından” kuşkulanıyordu.
 
Oysa bu, deneylerin zaten açıkça ifade edilen hedeflerinden biriydi. Milgram'ın kitabı olan Otoriteye İtaat'in önsözünden alıntı yapılacak olursa: "Bu soru, Nazi devrinin o çok lanetlediğimiz itaat şekilleri ile bizim laboratuarda çalıştıklarımız arasında bir ilişki olup olmadığı meselesinden doğar." Dimow ve onun gibi düşünen bazı bilim insanları nedeniyle American Psychological Association  Milgram’ı bir yıllığına aralarından çıkarttı.
 
Bu eleştiri birçok uzman tarafından da paylaşılıyordu ve Harvard Üniversitesi Milgram’ la sözleşme yapmak istemedi sözgelimi.

Milgram’ a yöneltilen eleştirilerde “ İnsanları laboratuarlara çekip. Vicdanlarını yük altında bırakabilecek bir duruma sokmak etik değildir…” deniyordu.
 
Milgram'ın lehine olarak bazı veriler de var. Katılanlar arasında yapılan ankete göre katılımcıların % 84'ü bu deneye katılmış olmaktan "memnun" veya " oldukça memnun" olduklarını, %15'i yansız (nötr) olduklarını (tüm katılımcıların % 92'si ankete katıldı) ifade ediyorlardı. Pek çoğu sonradan teşekkür mesajları yolladı. Milgram eski katılımcılardan art arda asistanlık ve ekibe katılma teklifleri de aldı.
 
Bana çarpıcı gelen geri bildirimlerden biri de şudur. Altı yıl sonra, Vietnam Savaşı’nın en kızgın olduğu günlerinde, deneyin katılımcılarından biri Milgram' a bir mektup göndererek deneyde çektiği strese rağmen, neden "memnun" olduğunu açıkladı:
 
“ 1964'te deneye katıldığımda, her ne kadar birisine acı çektirdiğimi sansam da, bunu neden yaptığım hakkında en ufak bir fikrim yoktu. Ne zaman kendi inançları doğrultusunda hareket ettiklerini ve ne zaman uysalca otoriteye itaat ettiklerini ayırt edebilen çok az insan var. ... Kendimi otoritenin çok yanlış şeyler yapmamı isteyebilecek emirlerine teslim edeceğimi bile bile askere alınmama izin vermem, kendimden korkmama sebep olacaktı. Eğer bana Vicdani retçi statüsü verilmezse hapishaneye gitmeye tamamen hazırım.  ... Bu gerçekten de inançlarıma sadık kalmamın tek yolu. Tek umudum, kurul üyelerinin de kendi vicdanlarına göre aynı şekilde hareket etmesi... “

Ne var ki, eski katılımcılardan bazılarının hayatını değiştiren bu etki, herkeste aynı değildi. Deneyden sonra katılımcılardan çağdaş standartlara göre geri bildirim alınmamıştı ve ayrılırken yapılan görüşmelere göre çoğunun bu deneyin tam olarak neden yapıldığı hakkında pek bilgisi yoktu.
 
Amerikan tarihçi Alfred W. McCoy Milgram‘ın bu deneyleri CİA in MKULTRA programı çerçevesinde yaptığını ve asıl amacının zihin kontrolü araştırmaları olduğunu iddia etti.

Milgram Deneylerinin itaat, hukuk ve felsefe açısından oldukça büyük bir önemi bulunmaktadır, ancak bunlar çoğu insanın somut durumlarda nasıl davrandığı konusunda fazla bilgi vermez.
 
(Sürecek)
 
YORUMLAR

Yazarın Diğer Yazıları

>> Beyin göçü-2 - 06.11.2019
>> Beyin göçü-1 - 16.10.2019
>> Milgram Deneyi - 6 - 18.09.2019
>> Milgram Deneyi – 4 - 17.07.2019
>> Milgram Deneyi - 3 - 25.06.2019
80alte Yazarları
Halef Remzi Vayıs Dr. Mithat Tosun Aydın Bakışoğlu Şenol Gürel
Değişti denen dünyada fikr-i ayar lazım…
Tüm Yazarlar