Şenol Gürel

14.11.2016 / 15:03

Şenol Gürel

Evrimlerden Bir Evrim: Toplumsal Evrim I

Doğadaki varlıkların, kimi özelikleri ile benzeştiklerini biliyoruz. Aslanın bir eşek yanı vardır, bakmasını bilen yılandaki kuşu sezer, insanın sinekle benzeşmediğini savlayan biri kurbağalarla alışveriş içindedir.

  Bozulmanın değişme, başkalaşımın bütünleşim olarak sunulduğu küreselleşme süreciyle baskın(egemen) olana dönüşecek gönüllü toplumlar yaratma çalışmaları, altı koldan yürütülüyor. Birden değilse de nicel/nitel varlıklarının büyüklüğüne bağlı olarak; süreç içinde, toplumların kültür birikimleri bir bir taş kesilip, gelecek yüzyıllara araştırma konusu oluyor.
Yapı taşları; baş döndüren, iç gıcıklayıcı kimliksizleştirme dalgalarıyla aşınan toplumların, değerlerini koruyamama kaygusuyla varoluş bunalımına saplandığını görüyoruz.
Bağlar, bağlanmışlıklar üzerine kurulan kimlik(ler); bireylerin, toplumların varoluş tapusudur. Kendini kimlikleriyle tanımlayan insan, tanımlanamaz olmaktan korkar. Böylesi bir uçurumun başında sendelediğini düşündüğünde; en kolay ulaşabileceği, en güçlü olduğuna inandığı bağa dolar kendini. Bu genellikle dinsel bağ olur. Silinmek, sapa samana karışıp gitmek, kimilerine ağır gelir.

 Doğadaki varlıkların, kimi özelikleri ile benzeştiklerini biliyoruz. Aslanın bir eşek yanı vardır, bakmasını bilen yılandaki kuşu sezer, insanın sinekle benzeşmediğini savlayan biri kurbağalarla alışveriş içindedir.
Işık tutulana üşüşmek, insanın en başat özeliklerinden biridir. Çok bağıranın, sövenin çok, çok yalan söyleyenin çok kuyruğuna çok takılır çok insan. Işık tutulan, yeşili parlatılan otlağa doğru akar sürü. Evde, köyde, ilçede, kentte, ülkede, dünyada böyledir bu.
Kültür emperyalizminin en donanımlı ordusu olan medyanın iyiyi kötü gösterme, kötüyü bulunmaz Hint kumaşı yapma yeteneği vardır. Bir medya kanalı, on nötron bombası gücündedir dense yeridir. Antarktika’yı örten karı sıkıp, kartopu yapabilir; bir kartopunu yayarak Asya’yı kaplayabilir. Etki alanları hızla büyüyen bilişsel iletişim araçları, toplumların yapılarını biçimlendirmede ben de varım diyor. Bilişsel iletişim araçlarının kaç nötron bombası gücünde olduğunu yaşadıkça göreceğiz.

  Kimliklerin, kültürlerin erimesi, doğanın altun yasalarından evrimle açıklanabilir. Toplumsal evrim yadsınamaz bir olgudur. Ufak kalanlar, ufalananlar dirençleri tükendiğinde doğanın pek de sık gözlü olmayan sallantılı eleğinde kalamayıp; aşağıya dökülerek toza toprağa karışır.
Kimlikler (dil, din, ulus bnz.), kültürleriyle birlikte toplumsal evrim geçirir ya da ölür. Bu süreç; insanın, daha doğrusu egemen gücün, bilinçle/bilerek çizdiği doğrultuda ilerler. Ekonominin kapısını, siyasanın sopasını elinde tutan yönetimler, kurdukları medya emperyalizmi ile toplumları işley(t)ebileceği kıvamda yoğurarak bunu gerçekleştirir.

  Avlanmayı, toplamayı yeni yeni öğrenen ilkel insan, öbür insanlarla bir araya gelip çoğalınca sırtını başka bir sırta dayadığında korkusunun azaldığını görmüş; toplu yaşamanın yollarını aramaya koyulmuştur. Dayanışma, iş bölümü, üretimle birlikte toplu yaşamanın, güçlüklerin üstesinden gelmede biricik yol olduğunu anlamıştır. O günkü ilkel toplumlardan bugüne toplumsal evrimle geldik.
Evcilleştirmeyi düşünmediği ya da beceremediği dönemde, hayvan sürülerini topluca izlerken oluşan birlik bağı, insanın ilk kimliğini; ‘bizden’, ‘ötekilerden’ dedirterek biçimlendirmiştir.

 

 
YORUMLAR

Yazarın Diğer Yazıları

>> Alçaklıklardan Bir Alçaklık: Nal - 19.10.2016
>> Kendime Öğütler - 10.10.2016
>> Sanatlardan Bir Sanat: Yakın Döğüş - 03.10.2016
>>  Simgelerden bir simge: Orak Çekiç - 26.09.2016
>> Çekiç - 19.09.2016
80alte Yazarları
Dr. Mithat Tosun Halef Remzi Vayıs Aydın Bakışoğlu Şenol Gürel
Gökyüzünde mavi çiçekler açmış gibiydi… (3)
Tüm Yazarlar